MÜZİK VE UYKU
“Müzik ruhun gıdasıdır” diye bir söz var, bence de çok doğru. Bir çok insanın müzik dinlerken uyuya kaldığını biliyoruz veya müzik olmadan uyuyamayan insanları. Müzik her alanda kullanılıyor. Örneğin terapilerde, klasik müzik eşliğinde terapiler olduğunu biliyoruz. İşcilerin çalışırken bir yandan müzik dinlediklerini. Bir yandan işiyle uğraşırken gücünün son damarında, belki de müzik ile devam ediyorlar çalışmalarına. Unutuyorlar belki de her şeyi, sadece müziğe bırakıyorlar kendilerine, herkesi her şeyi bırakıyorlar, her yerden uzaklaşıyorlar, sadece müzik ve ritim başkası yok ve bakıyorsun sızmışlar, uyuya kalmışlar; masada, sandalyede, o huzurda, o huzurun eşliğinde. Müzik ile yaşayan insanlara hak vermemek mümkün değil. Müziği yaşamına katmış, en yakın arkadaşı gören kişilere bakıyorum, sanki bu dünyadan değiller. Yanlarında kimse aramıyorlar, yanlarından zaten her zaman müzik var. Her zaman her yerde kuşların öttüğü, köpeklerin havladığı, çiçeklerin açtığı her yerde müzik var. Kulaklarda, doğada, gönüllerde, aşkta, uykuda, sahalarda, sokaklarda. İnsanlar da müziğin olduğu her yer de kendine kaptırmış birer aşık gibi.
MÜZİK VE DOĞA
Doğanın eşsiz sesleri ve ritimleri insanı hep kendinden geçirmiştir. “Oh be dünya varmış” dedirtmiştir kendi kendine. Horoz ötünce uyananlar, akşam ezanı okununca evlerine doğru koşan çocuklar, paydos zilini duyan işçiler veya tenefüs zilini duyup okul bahçesine koşan öğrenciler…. Hepsi müziğin ritmine ayak uydururlar. Artık bir refleks gibi olmuştur onlar için, bu müzikler, bu ritimler, bu melodiler, bu marşlar, bu senfoniler. Müziğin doğasında insanlar var insanın dünyasında doğa var ve tabi ki müzik var. Herkes, her şey birbirine alışmış birer şarkı sözü gibi. Bir nakarattan çalıyor herkes, sürekli dillerde ki nakarattan… Dans ediyorlar hep beraber kimse kimsenin farkında değil, herkes kendi doğasında ki müzikle beraber. Herkes farklı telden çalıyor fakat herkes aynı dili konuşuyor, müziğin ve doğanın dilini. Evrensel şarkıların dilini, muhteşem sözlerin dilini, farklı dansların dilini, beklide sadece her sabah öten bir horozun dilini. Yada herkes çok farklı konuşmaya başlıyor, milyonlarca kuş türünün konuştuğu dil gibi. Müzik ve Doğa işte bütün mesele bu.






