En Güzel ateş ve su sitesinde çocuk oyunları oynayın.


Bitkisel Tedaviler kategorisi için arşiv

Kapari bitkisi ve faydaları , Kaparinin Şifası, Ms Hastalığı

Kapari bitkisi : Genellikle Akdeniz bölgesinde, akdeniz ikliminin olduğu yerlerde Batı karadeniz , güneydoğu illeri ve Batı anadolu’da yetişen kısa boylu enine büyüyen dikenli yeşil ve küçük yapraklı tomurcuk çiçek açan çok yıllı ve tomurcukları yiyecek , ilaç , boya ve kozmetik sanayinde kullanılan çok yönlü bir bitkidir. Menginik , devedikeni , kepere , keper, kedi tırnağı ve kargakavunu olarak da bilinmektedir. çok yönlü kullanıldığı için Türkiye’ye ihracat getirisi olan bir bitkidir. özellikle kuzey Avrupaya ihraç edilmektedir.

İçindekiler : 200 gr kapari tomurcuğunda ;
134 mg fosfor
24 mg selüloz
18 mg demir
4 mg lipid
48 mg protein bulunmaktadır.

 

PAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Genel Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alaattin Şen, multipl skleroz (MS) hastalığının tedavisinde kapari bitkisinden yararlanabilme yönündeki çalışmayı Yrd. Doç. Dr. Şevki Arslan ve 2 öğrencisinin 1,5 yıldır yürüttüklerini söyledi.

Proje için KOSGEB’den maddi destek aldıklarını, kapari çeşitlerini araştırdıklarını, bu bitkiyi kullanan hastalarla da temasa geçtiklerini anlatan Şen, çalışmanın ilerleyen bölümünde fareler üzerinde deney yaptıklarını dile getirdi.

”İnsanların kolay kullanabileceği, yanında taşıyabileceği hazır kahve, çay gibi içilebilen bir ürün üretmek için öncelikle dozajlama çalışması yaptık ve bugün elde ettiğimiz formül üzerinde karar kıldık” diyen Şen, şöyle devam etti: ”Bunu MS hastası farelere uyguladık. İyileşen ve tamamen iyileşmeyen hasta farelerde dünyada MS markörü olarak kabul edilen genlerin değişimlerine baktık ve gen çalışmamızı tamamladık. Bunlar özellikle MS hastalarında miyelin tabakasındaki genlerdir. Hasta ettiğimiz ve daha sonra granüler kapari çay konsantresi verdiğimiz gruptakilerin bu genlerinin değişimine baktık ve yüzde 80 oranında iyileştiklerini tespit ettik.”

MS Hastalığı İçin Kapari Bitkisi

Kapari MS’e çare olur mu?

Pamukkale Üniversitesi’nde yürütülen araştırmada, konsantre kapari çayı verilen multipl skleroz hastası farelerin yüzde 80 oranında iyileştirildiği bildirildi.


MS TEDAVİSİNDE UMUT VERİYOR
Prof. Dr. Şen, elde ettikleri sonucun ”çok sevindirici ve ümit verici” olduğunu anlatarak, şunları söyledi: “Çünkü MS hastalığının dünyada bilinen bir tedavisi yok. Kullanılan ilaçlar var ama daha çok hastalığın ilerlemesini durdurmak ve hastaları bir nevi rahatlatmak için. Bizim elde ettiğimiz, ekspiresyon düzeyinde kullandığımız kapari konsantre çayının tedavi amaçlı bir ürüne dönüştürülebilmesi, ümit verici sonuçları karşımıza çıkardı. MS tedavisi için çok büyük ümit vadeden bir çalışma yürüttüğümüze inanıyoruz.”

Kapari çay konsantresinden elde ettikleri verilerle, İstanbul Üniversitesi, Bezmialem Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliğinde proje hazırladıklarını ve TÜBİTAK’a sunduklarını dile getiren Şen, ”İkinci aşamada bu konsantre çayın iyileştirici ajanını da bulmak, insanlarda kullanılması için hazır hale getirmek istiyoruz. Şu aşamada bile MS hastalığına bir ümit ortaya koyacak ürün ürettiğimize inanıyoruz” dedi.


Dukan diyeti Kitabı ve Testi , Dukan Dieti

Dukan diyeti

Dr. Pierre Dukan diyeti sayesinde kilolarınızdan hızlı bir şekilde kurtulabilmektesiniz. Fransa’nın en ünlü beslenme uzmanı olan Dr. Dukanın hazırladığı kitapta yer alan dukan diyeti sayesinde spor yapmadan ve yüksek derecede protein tüketerek kilolarınıza veda edebileceğiniz söylenmektedir. Dukan diyeti 70 li yıllarda sıklıkla kullanılan protein diyetlerine çok benzerlik göstermektedir. Bu diyette sınırsız derecede protein tüketerek aç kalmadan ve az miktarda yağ tüketerek vücudunuz daha önceden depo edilmiş olan yağları yakmaya başlıyor. Dukan diyeti sayesinde istediğiniz kadar et tüketebilir ve kilo almazsınız. Dukan diyetinin ilk aşamasına atak evresi yani saldırı evresi denmektedir. Beş günlük bir evresi olan bu atak evresinde sadece protein tüketilmektedir.

Dana sığır eti biftek fileto kıyma olarak tüketilmektedir. Yediğiniz etlerde %10 yağ oranının geçmemeleridir. Saldırı evresinde dikkat etmeniz gereken tek bir şey ve en önemli şey bol bol su tüketmenizdir. Günde en az 2 litre su tüketilmelidir. Bu tükettiğiniz su protein atıklarını vücuttan atmaya yarıyor. 3 4 gün protein bu şekilde tüketildiği takdir de açlık hissi ortadan kaybolmaktadır.

 

5 günlük saldırı evresi geçildikten sonra asıl kilo vermenizi sağlayan evreye geçiyorsunuz. Bu evrede hatalık olarak 2 ile 3 kilo arasında kilo verebilmektesiniz.  Bu evrede birinci evreye ek olarak pişmiş ya da pişmemiş sebzeler tüketiyorsunuz ve bu sayede de hızla zayıflıyorsunuz. Bu evreyi de mükemmel bir şekilde tamamladıktan sonra istediğiniz kilolara kavuşuyorsunuz. Ardından da bu verdiğiniz kiloları koruma evresine geçiyorsunuz. Bu evrede de haftada bir gün protein takviyesi yapıyorsunuz. Mesela 15 kilo verdiyseniz 67 günlük bir koruma diyeti evresine geçiş yapıyorsunuz. Bu evrede yemeniz gereken besinler şunlardır. Her gün sınırsız derecede et yiyebilirsiniz tavuk, deniz ürünleri yağsız süt yoğurt ve peynir ile yumurta tüketebiliyorsunuz.

 

İlgili aramalar;

Dr. Pierre Dukan kimdir, haaytı, nereli diyeti, yorumları, kitabı , kullananlar , yan etkileri ve daha çok aradığnız herşey.


Defekografi (makat )kabızlık, KARIN ZARI KANSERİ, MEME KANSERİ İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ

DEFEKOGRAFİ

Defekografi kabızlık filmi, makat röntgeni olarak da bilinir.Defekografi özellikle dışkılama sorunlarında görüntülemek için yapılan bir röntgen filmidir. Buradaki ana amaç zor dışkılama, kronik kabızlık, dışkı tutamama gibi sorunu olan hastalarda makattan içeriye baryum adı verilen macun şeklinde bir maddenin verilmesi ve bu sayede oranın röntgenlerinin alınması ve özellikle de bu dışkılama eylemi sırasında oranın kesitler halinde bir videosunun çekilmesidir. böylelikle hastalığın derecesi, önemi ve cerrahi tekniğin belirlenmesi konusunda çok önemli ip uçları elde edilmiş olur.

KARIN ZARI KANSERİ

Periton kanserleri ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. öncelikle periton karın zarının tıbbi ismidir yani karın boşluğu içinde karın zarı kanserı, karın zarı kanserı belirtileri, karın zarı kanserı erkek bayanyer alan mide, bağırsak, karaciğer , dalak gibi tüm karın içi organları saran zara periton denir. periton zarının ana işlevi içinde dolaşan bir sıvı vasıtasıyla karnın dış etkenlere ve enfeksiyonlara karşı korunmasında ciddi bir rol oynayan bir bariyer, engel etkeni gören bir yapıdır.

Peritondan başlıca kaynaklanan tümörler kistik mezotelyoma denilen özellikle asbest yani  kömür ocaklarında çalışan işçilerde görülen tümörler, ya da habis mezotelyoma denilen bunların çok daha saldırgan ve çok daha inatçı, çok daha kötü huylu tümörleri yada desmoplastik küçük hücreli tümörler adı verilen kötü huylu tümörleridir.

Bu periton kanserlerinde genel olarak yaşam yani sağ kalım hayli kötüdür. ortalama 15 ile 25 ay arasında bu periton kanserlerinde sağ kalım beklenmektedir.  Periton kanserleri günümüzde hala çok ciddi bir sağlık sorunu ve doktorlar açısından da baş edlmesi hayli güç bir sorun olamaya devam etmektedir. Peritonun kendinden kaynaklanan kanserleri dışında seconder periton kanserleri denilen yani karın boşluğundaki mide, bağırsak, karaciğer gibi organlardan peritona metastaz ( yayılma ) şeklindeki tümörleri de vardır.

Seconder periton kanserleri, primer periton kanserleri ( periton kaynaklı olan kanserler  ) ile hiç bir zaman aynı grupta değerlendirilmezler.

MEME KANSERİ İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ

Meme kanserleri açısından çeşitli risk faktörleri mevcuttur. Burada öncelikle aile bireylerindeki risk faktörleri önemlidir. bunlar arasında 1. derece aile bireylerinde ki anne, kardeşler ve teyzede meme kanserinin bulunması ya da 50 yaş altında ki kadınlarda yumurtalık kanseri meme kanseri, meme kanseri erkek, meme kanseri bayanöyküsünün bulunması gayet önemlidir. Bireysel risk faktörlerine gelince kişide BRCA 1 ve BRCA 2 denilen gen ( kalıtım ) bozukluklarının olması, daha önceden o kişide belirlenen bir meme kanseri olması ya da alınan bir biyopsi örneğinde atipi denilen oradaki hücrelerde bir bozulma olmasıdır.

Doğurganlık öyküsüne gelince çok erken yaşta özellikle 12 yaş civarında adet görmek, geç yaşta adet kesilmesi ( 55 yaşından sonra menopoz ), 30 yaşından sonra doğum yapmak ya da hiç doğum yapmamış olmak ciddi risk faktörleridir. Bunun dışında yaşam tarzına ait dediğimiz risk faktörleri de mevcuttur.

Bunlar yoğun şekilde kilo almak, hareketsiz bir yaşam stili sürmek, fazla miktarda yağda kızartılmış  gıdaların ve kırmızı etin tüketilmesi, sigara ve yoğun şekilde alkol tüketimi bu risk faktörleri arasında sayılabilir bu nedenle bu risk faktörü olan kişilerin daha titiz daha itinalı davranması ve aralıklarla genel cerrah kontrolünden geçmesinde yarar vardır.


Abdominal Şişkinlik ve Bitkisel Tedaviler

ABDOMİNAL ŞİŞKİNLİK

Karın şişkinliği kişilerde hayli sık rastlanan ve güncel bir sorun olmaya devam etmektedir. Burada basit bir mide yada bağırsaklara ait bir gaz olabilirken sindrim sistemine ait bir tümör veya bağırsaklarda iltihabi bağırsak hastalığı ( ülseretif kolit – crohn ) veya bir böbrek yada karaciğer hastalığına bağlı olarak asit adı verilen karın içinde su toplanması, bazı yumurtalık hastalıkları, bazı ince ve kalın bağırsak hastalıkları gibi pek çok sebeple karın şişkinliği olabilmektedir. karın şişkinliği şahıslarda gerginlik, huzursuzluk, özellikle yoğun yemek alımı sonrası tahammülsüzlük, midede burulma hissi gibi bir takım belirtiler vermektedir.

Burada önemli olan bunun devamlı bir hal alması veya kişide bir zayıflama olması, halsizlik olması, kansızlık olması veya dışkıda kan görülmesi varsa bu ciddi bir önem arz eden ve mutlaka hekime başvurulması gereken belirtilerdir.

Hekimler bu durumda öncelikle bir direk karın grafisi denilen basit bir röntgen yapılabilir, en sık olarak başvurulan ultrasonografi denilen ses dalgalarıyla karın bölgesinin incelenmesi, bilgisayarlı tomografi, özel bağırsak filmleri, mide filmleri, endoskopiler gibi çeşitli tetkikler bu durumda yapılmaktadır.

 

DALAĞIN KİSTİK HASTALIKLARI

Dalak kistleri dalak organından kaynaklanan sıvı içerikli ve çoğunlukla selim özellikli yani kötü huylu olmayan  kistlerdir.parazitik kistler ve parazitik olamayan kistler olarak 2 ana grupta toplanırlar.

Nadiren bunlar abse, psodokist dediğimiz yalancı kistler ya da habis tümör şeklinde çok nadir olarak yer alabilirler. özellikle ultrosonografi, bilgisayarlı tomografi gibi tetkiklerle ya tesadüfen ya da farklı şikayetlerle gittiğimiz durumlarda farklı nedenlerle yapılan araştırmalar sonucunda saptanırlar.

Burada önemli olan dalak kistinin 5 cm çapın üzerinde ya da altın olmasıdır. 5 cm çapın altında olan dalak kistleri çok büyük bir sorun teşkil etmezken, 5 cm çapın üzerinde olan dalak kistleri ise kanama, delinme ya da patlama gibi bir takım komlikasyonlar içerdiğinden cerrahi olarak sıklıkla tedavi edilmeleri gerekir.

 

ANAL KASILMA

Tıp dilinde anismus olarak bilinir. anismus makat kaslarının dışkılama eylemi sırasında arzu edilen şekilde gevşememesine verilen addır. bu durum çoğunlukla hastalarda dışkının makatın ağzına gelip oradan dışarı atılamıyor hissiyle kendini belli eder.

Ağırlıklı olarak kadınlarda ve çocuklarda görülür, cinsel taciz ile de birebir ilişkisi olduğu bilinmektedir. çoğunlukla hastalarda bu sorun hemoroid ve makatta çatlak hastalıklarıyla karışabilmektedir. Tanısında ağırlıklı olarak anoskopi denilen makat kanalının içinin endoskopiyle görüntülenmesi, rektopkopi tetkiki, sigmoidoskopi denilen kalın bağırsağın sol tarafının endoskopiyle incelenmesi ya da kolonoskopi gibi tetkikler, anal manometrik tetkikler gibi bir çok tetkik sonrasında anlaşılabilir.

Tedavisine gelince hastalara biyofeed back denilen o bölgenin kontrolü, kegel egzersizleri denilen makat kaslarının kasılıp gevşetilmesinin hastaya eğitiminin verilmesi ya da makat kasına botox enjeksiyonu yapılması sonucu gerçekleştirilir.

 

ANAL AĞRI

Makat ağrısı makatta olan çok çeşitli hastalıklardan dolayı gelişebilir. En sık olarak hemoroid ( basur ) problemi, makat çatlakları, anal kriptit denilen makat bölgesi ter bezlerinin iltihabı  , makatın içinden kaynaklanan bazı ülserlerden kayanaklanabilen ağrılar, rectum kanseri denilen rectum bölgesinin habis tümörlerinden kaynaklanan ağrılar, makatın habis tümörlerinden kaynaklanan ağrılar, makat kondülomu denilen makat siğiline bağlı ağrılar başlıcaları olarak sayılabilir.

Burada önemli olan hastalığın makatta ağrı olduğu zaman ön planda hastanın bende zaten basur var şeklinde düşünmesidir ki bu çok tehlikeli bir durumdur. çünkü makatta ağrı basur dışında bir çok nedenden olabilmekte ve hasta bu şekilde düşündüğü için habis tümörleri bulunan hastaların tanıları gecikmektedir. Bu tür durumda umursamaz davranmayıp bir genel cerrahi uzmanına görünmekte büyük fayda vardır.


KARACİĞER LEZYONLARI,HEMOROİD ( BASUR )

KARACİĞER LEZYONLARI

Karaciğer organında bir kitle belirlendiğinde doğal olarak akla bir çok seçenek gelir. Basit olarak karaciğerin  basit bir kisti, karaciğerin KARACİĞER LEZYONLARI, KARACİĞER , KARACİĞER Hastalıklarıçoklu kistleri, karaciğerin kist hidatik hastalığı denilen bir parazit hastalığı, karaciğerin adenomları ki bu çoğunlukla östrojen hormonu – doğum kontrol hapı kullanan kişilerde görülmektedir.

Karaciğerin hemanjiyomları yani karaciğerin damar kaynaklı tümörleri, karaciğerin hepatocellüler karsinom denilen kötü huylu tümörleri, seconder karaciğer kanseri olan yani karın içi diğer organların kanserlerinin  karaciğere metastaz ( sıçrama ) yapması sonucu oluşan tümörleri akla gelir.

Bunların  araştırılması amacıyla ultrosonografi, bilgisayarlı tomografi, MR, kimi zaman çeşitli endoskopiler gibi çok değişik tanı yöntemleri kullanılır. bu şekilde ayırıcı tanı yapılarak o hastalığın tedavisi yapılır.

 

 

HEMOROİD  ( BASUR )

Halk arasında basur, mayasıl gibi çeşitli isimlerle bilinen bir hastalıktır. Hemoroid aslında bacakta olduğu gibi makat bölgesinin bir HEMOROİD  ( BASUR ), HEMOROİD  ( BASUR ) tedavisivarisidir. varis dediğimizde o bölgedeki toplardamarların şişmesidir ve o toplardamarların elastikiyetini kaybetmesi ve bu sebepten dolayı orada adeta üzüm salkımı gibi salkımcıkların oluşması ki buna da hemoroid memeleri denir.

Hemeroid 4 ana evrede incelenir. 1. evrede daha çok mercimek büyüklüğünde küçük bir takım kitlelerin oluşması meydana gelir. 2. evrede bunlar daha belirgin hale gelir. 3. evrede ise iyice dışarda belirgin halde ama elle içeri itildiği zaman nispeten girebilir ama 4. evrede elle itilse de içeri girmez dışarı doğru fıtık gibi çıkmış vaziyette olur.

Yakınmalar çoğunlukla şişlik, ağrı, kanama, kaşıntı ve makat bölgesinde genel olarak huzursuzluktur. makattan kanama olduğunda mutlaka bir cerrahi uzmanına görünmek gerekir çünkü bunun altında yatan başka kötü huylu hastalıkların ekarte edilmesi gerekmektedir.

Hemoroidli hastaların posalı gıdalar tüketmesi önerilir. bakla, nohut, kuru fasülye,  bezelye ve mercimek bunlara örnek verilebilir. hemoroid hastalarının uzak durması gereken gıdalar ise acı, ekşi ve baharatlı gıdalardır.

Daha çok oturarak iş yapan sekreter, mimar, grafiker, şöförlerde makat bölgesinin sürekli koltuğa temasına bağlı olarak hemoroidler daha sık meydana gelmektedir. tedavisinde ise çok çeşşitli yöntemler kullanılmaktadır, bunlar pomadlar, tablet haplar, oturma banyoları, bant tedavisi ( boğma tedavisi ), o bölgeye sklerozan tedavi denilen o bölgede kireç oluşturucu madde enjekte edilmesi, lazer ve infrared ışınlarıyla hemoroidlerin geriletilmesi ve bu hemoroidlerin ameliyatla alınması tedavi yöntemlerini oluşturmaktadır.

 

LİPOM

Lipomlar kist sebase ve yağ bezeleri olarak da bilinir. Yağ bezesi yada yağ bezeleri vucutta deri altından yada bağırsaklar, mide gibi iç organlardan kaynaklanan büyük çoğunlukla iyi huylu urlardır. bunlara tıp dilinde lipom adı verilir.

Genelde yağ bezeleri 5 cm çapın üzerine çıktıklarında bunlar liposarkom denilen kötü huylu ur veya kanser karakterli ur niteliği kazanabilirler. bu nedenle bu bezelerin bu çapa gelmesine müsade edilmemelidir ve cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Bağırsak tümörleri içinde yağ bezeleri yaklaşık % 15 lik bölümünü oluştururlar ve bunlar bağırsaktan kimi zaman endoskopi yöntemiyle kimi zaman da cerrahi metodla alınması gerekebilir.

Burada genellikle tanı için ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, MR ( manyetik rezonans ) tetkiki gibi bir çok tanı yönteminden yararlanılır. iş cerrahi girişime gelirse veya karar verilirse ( karar için 5 cm üzeri çaplı bezler veya 1 -2 cm çaplı bezlerin hızlı bir şekilde 4 – 5 cm çapa ulaşması ) bu bezler cerrahi olarak çıkartılır. Kimi zaman özellikle karın boşluğunun arkasında retroperiton denilen bölgede bunlar daha çok sarkom denilen futbol topu büyüklüğünde 20 – 30 cm çaplara ulaşabilir ve çok saldırgan karın içinin her tarafını sarmaya yönelik kanser karakterinde tümörler olabilir.


BİLİYER SİSTEM POLİPLERİ | SAFRA KESESİ TAŞLARI VE AMELİYATI

BİLİYER SİSTEM POLİPLERİ

Safra kesesi polipleri insanlar arasında % 1 – 4 arasında görülür. Polip denilen şey safra kesesinden kaynaklanan iyi huylu urlardır. Bunlar biliyer sistemi , biliyer sistem nedir, hastalığı ,adeta üzüm salkımından sarkan üzüm tanecikleri gibidir. Bunlar belirli bir büyüklüğün üzerine eriştikleri zaman kanserleşme yönünde risk taşıyabilirler.

Kendi için 5 ayrı tipe ayrılır fakat en sık görüleni ( % 60 ) kolestrol polipleridir ki bunlar kolestrol denilen yağlı sıvının orada birikmesi, çökelmesi, yoğunlaşması, sonucunda safra yolunda yada pankreas kanalında tıkanıklık yapmaları ve hastada sarılığa veya pankreatit denilen pankreas ilthabına gibi ciddi sorunlara yol açmaları söz konusudur.

Ameliyat sonrası araştırılan safra keselerinde yaklaşık % 5 gibi bir oranda kanser görülebilmektedir. bu polipler 2 – 3 mm boyunda ise hasta izleme alınır fakat bu polipler 10 mm üzerine çıktıklarında bu polipler için ameliyat önerilir ve özellikle 2 cm e yakın çapa ulaştıkları zaman bunların ciddi oranda kanser riski taşıdığı blinmektedir. Bu tür durumlarda riske girilmeyip safra kesesinin ameliyat ile alınması önerilmektedir . tanıda gecikme olmadığı sürece hastalığın seyrinde bir sıkıntı yoktur.

 

SAFRA KESESİ TAŞLARI VE AMELİYATI

Safra kesesi taşları toplumda en sık rastlanan sorunlardan bir tanesini oluşturur. Safra kesesi taşları safra kesesi organı içinde bulunan safra kesesi, safra kesesi hastalığı, belirtilerisafranın yoğunlaşması sonucu meydana gelir ki burada çoğunlukla kolestrol denilen yağlı maddenin çökelmesi ve orada önce çamur denen birikinti oluşması daha sonra bunun taşa dönüşmesi sonucunda meydana gelirler.

Bunlar çoğunlukla hastada karın sağ üst bölgesinde oluşan ağrı ( bu ağrı sağ omuza doğru yayılır) , hazımsızlık, ekşime, şişkinlik, yanma gibi genel huzursuzluk şikayetleri yapar.

Çoğunlukla ultrason esnasında ortaya çıkarlar ve belli bir çapın üzerinde çıkan tek taşlar ( 2 cm ) ve  çok sayıda küçük taşlar ( bunlar kanala düşüp sarılık yada pankreatit yapabilir ) mevcut ise ameliyat önerilmektedir. Ameliyat ise kapalı olarak bir kaç delikten laparoskopik olarak yapılmaktadır. ameliyat sonrası 1 gece hastane yatışı ile 3 yada 4 gün sonra günlük işlev ve aktivitelerine sorunsuz olarak dönebilirler.

Safra safra kesesinde üretilmez sadece orada depolanır ve safra karaciğerde üretilir ve safra kesesi alınsa bile safra üretimi devam eder. bu yüzden hasta ameliyat sonrası bir süre yağsız gıdalarla beslendikten sonra tekrardan normal beslenme şekline dönebilir.


ANAL FİSSÜR ( ANÜS ÇATLAĞI ),GASTRİT HASTALIĞI

ANAL FİSSÜR ( ANÜS ÇATLAĞI )

Makatta çatlak hastalığı aşırı kabızlık sonrasında bol miktarda ıkınma uzun süreli tuvalette oturma yada aşırı ishal sonrasında makatta tam ANAL FİSSÜR ( ANÜS ÇATLAĞI )ağız noktasında yani kalın bağırsağın bittiği derinin başladığı bölgede bir yırtık oluşmasına verilen addır.

Bu sorun ameliyatla tedavisi olsuğu gibi ameliyatsız tedaviside vardır. uygun vakalarda ameliyatsız yöntemi denemek mantıklıdır. Başlangıçta hastalara sıcak su oturma banyosu uygulaması, kortizonlu ve nitrogliserinli kremler uygulaması önerilir. Hasta bunlardan olumlu yanıt alır ve düzelirse iyi fakat yanıt alınamazsa o zaman botox ( estetik amaçlı yapılan botoxun aynısı ) yapılır.

Özelliği ordaki sinirlerde felç yaratması ve o bölgedeki kasılmayı yaratan kas lifleririnin ve sinirlerin gevşemesine neden olur ve kasılma çözülerek çatlak yarası kendiliğinden ortalama 20 gün 1 ay içinde iyileşecektir. Şayet 1 ay içinde buna yanıt alınmazsa geçci gevşeme yaptığı için ikinci bir seans da yapılabilmektedir ve bu sayede yaklaşık vakalarda % 75 tam yanıt, %25 kısmi yanıt ( bulugularda gerileme ) alınmaktadır. fakat % 5 vakada hiç yanıt alınamamaktadır bunlara ameliyat önelir.,

 

GASTRİT HASTALIĞI

Bu hastalık kişinin durumuyla birebir ilgilidir.  Kişinin huzursuz, mutsuz ve stresli olduğu dönemlerde mide de bu durumdan bire bir etkilenir.  Buna ilaveten midede helicobakter pylori adını verilen mideyi istila eden bir bakteri ki genel nufusun % 60 da görülen bakteri bu gastrite neden olur.

Helicobakter pylori enfeksiyonu için risk faktörleri sosyo ekonomik durumu düşük ailenin çocuğu olmak, fakir ülkede doğmak, kalabalık aile ve ortam , sağlıksız koşullarda yaşamak, su ve yiyeceklerin temiz olmaması, ailede başka çocukların olması, anne ve babanın bu bakteri ile enfekte olması, enfekte hastalarda kullanılan endoskopların yeterli temizliğinin yapılmamasıdır.

Ayrıca acı, ekşi, baharatlı, kızartmalı, yağlı gıdaların aşırı tüketilmesi, sigara ve alkol kullanımı ve aspirin, non steroid anti inflamuar grubu ağrı kesicilerin yoğun şekilde kullanımının mideye olumsuz etkileri vardır. bunların sonrasında hastalarda çoğunlukla hazımsızlık, şişkinlik, geğirme, karında huzursuzluk gibi yakınmalar olmaktadır.

Çoğunlukla bu bahsettiğimiz acı, ekşi,baharatlı, gazlı içeceklerin tüketilmesi vs. sonrası midede aşırı bir ekşime, yanma, bulantı gibi yakınmalar görülür. bu tür durumlarda gastroskopi adı verilen, midedin ışıklı bir aletle ( endoskop ) ile incelenmesi gerekmektedir ve bu sayede sorunun ne olduğu anlaşılmakta ( helikobakter pylori mi yada başka bir şey mi mideden biyopsi alınarak ortaya konulabilmekte ) ve bu sayede hastalar güvenli bir şekilde tedavi edilebilmektedir


Hymen Hastalığı ve Bitkisel Tedavileri

 

Kızlık zarı fonksiyonel işlevinden çok sosyolojik ve önemi olan ve genital girişte yaklaşık 3 cm geride olan 2 3 mm kalınlığında olan ince Hymen Hastalığı ve Bitkisel Tedavileri, Kızlık zarımüköz bir zardır. ilk ilişkide rahatça kişinin kendisini bırakması neticesinde bazen hafif bir kanama ve hafif bir ağrı ile zar perfore ( yırtılır) olur.

Kişinin kendini kasması neticesinde bu ağrı ve kanama artabilir. kızlık zarının delinip delinmediği ancak bir jinekolojik muayene sonucunda anlaşılabilir. kişiler buna dıştan bakarak bir problem olup olmadığını anlayamazlar.

Jinekolojik muayene masasında yapılan yaklaşık 1 2 dk lık görsel bir inceleme ile kızlık zarının hangi hizadan delindiği bir saat kadranı ile tarif edilir ve genelde saat 12 ye kadar herhangi bir hizadan tabana kadar inen bir çentik kızlık zarının bozulduğunu yani bekaretin gittiğini ve kişinin bunda böyle bakire olmadığını gösteren bir işarettir.

Özellikle adli tabiplikte kızlık zarı muayeneleri çok önemlidir. onun haricinde kliniklere başvuran kişilerde kendi meraklarını gidermek için bu muayene yapılabilmektedir  oldukça basit ve ağrısız bir işlemdir.

Tecrübeli hekimler tarafından muayenenin yapılması oldukça önemli ve tanı koydurucu olacaktır. kızlık zarının bir çok türü mevcuttur. en çok görülen tipi yuvarlak halkalı denilen anüler tiptir. kızlık zarları yaklaşık % 90 bu şekildedir.  Onun haricinde kribriform denilen elekli yada kresent denilen yarım ay şeklinde olabilir. Kenar uzunluğu alçak kenarlı ya da yüksek kenarlı olabilir.

Kalınlığı kalın yani etli denilen  ya da ince şekilde olabilir , çok nadir görülen imperfore hymen denilen durumda da kızlık zarı tamamen kapalıdır ve bu çok çok nadir görülen bir durumdur ve bu tür durumlar genelde kişinin adet yaşı geldiğinde adet görememesi ve karın ve kasık ağrısı ile hekime başvurmasıyla tanı alırlar. Kızlık zarı kişiden kişiye bir takım farklılıkla gösterebilmektedir. bunun aslında hiç bir önemi yoktur. ilişki sırasında ağrı acı veya ilişkiye girememe gibi problemler yaşayan kişinin öncelikle bir jinekolojik muayene olmaları önerilmektedir.

Özellikle ilk cinsel ilişki sırasında yapılan bir jinekolojik muayene hem kişiyi oldukça bilgilendirecek hem de kişinin bir takım korkularını gidermekte yardımcı olacaktır.


TENEZİM HASTALIĞI VE TEDAVİSİ

 

Tenesmus, tenezim ya da sürekli ıkınma hissi hastalara ciddi huzursuzluk, keyifsizlik ya da sorun yaratabilen bir durumdur. Tenesmus sürekli TENEZİM HASTALIĞI VE TEDAVİSİ IKINMA bir ıkınma hissinin olması ama buna rağmen dışkının yapılamaması ya da gazın makat yoluyla rahatlıkla çıkartılamaması durumudur.

Tenesmus ağırlıklı olarak hemoroid ( basur ), anal fissur ( makat çatlağı ) , makat fistülleri, makat abseleri, makat kanserleri,  rectum ve bağırsak kanserleri, apandisit, bağırsak iltihabı ( ülseratif kolit ya da crohn hastalığı ) gibi durumlarda sık olarak görülür .

Hastalar tuvalete gider otururlar ve ıkınırlar ama bir türlü dışkılama yapamazlar. bir çok hasta bunu boş dışkılama, sorunlu dışkılama ya da dışkıyı bir türlü yapamama olarak tarif ederler. Bu tür problemleri olan hastaların özellikle kolorectal cerrahi ya da proctoloji ile uğraşan kolorectal cerrah ya da proctologlara müracat etmeleri ve bu durumun tanısının konulması ve buna uygun tedavinin yapılması uygun olur .


GASTROİNTESTİNAL SİSTEM TÜMÖRLERİ HAKKINDA BİLGİ

 

Sindirim sistemi yutaktan başlayıp makata kadar devam eden uzun bir yolu içerir. öncelikle yemek borusundan başlarsak yemek borusunun squamöz hücreli kanser denilen daha çok üst bölümünde görülen kanserleri, adeno kanser denilen ( barret kanseri ) yemek borusunun daha çok alt kısmından kaynaklanan kanserleri mevcuttur.

Midenin adenokanserleri, taşlı yüzük hücreli kanserleri, malt lenfoma ve lenfomaları , incebağırsağın adenokanserleri, kalın bağırsağın polip ya da kanserleri, apendis organının adenokanseri, psodomiksoma peritonei ya da karsinoid tümör dedğimiz tümörleri, rectum denilen kalın bağırsağın son kısmının adenokanser, melanom, karsinoid tümör gibi tümörleri, sindirim sistemi veya karın boşluğunun gastrostromal tümör ya da lipom türü tümörleri, karaciğerin adenom, adeno karsinom, hepatocellüler karsinom ya da metastaz ( sıçrama ) şeklinde olan kanserleri, safra kesesinin adeno kanserleri ya da periton denilen karın boşluğunu saran zarın kanserleri sindirim sisteminde görülen kanser tipleridir.

Bunların her birinin ayrı tedavisi ve her birinin ayrı şekilde ele alınması söz konusudur ama bütün bu kanserlerde genel cerrah, radyoloji uzmanı, onkoloji uzmanı, patoloji uzmanı ortak hareket ederler. Göründüğü gibi sindirim sistemi tümörleri hayli karışık olması hasebiyle tamamen deneyimli hekim kadrosu tarafından ele alınması gereken tümörlerdir.


  • Sponsor Reklamlar

  • Sponsor Reklamlar

  • Sponsor Reklanlar

  • Copyright © Hüseyin Sarı. Tüm hakları saklıdır!
    DMCA.com Ping your blog, website, or RSS feed for Free Alevi Arkadaşlık Doğtaş Mobilya İstikbal Mobilya Bilinmeyen Numaralar Koçtaş Mobilya | Koçtaş Duşakabin | Koçtaş Avize Bellona | Bellona Mobilya | Bellona Oturma Grupları hastalığı ukash ukash kart